9 dakika okundu
05 May
ZONGULDAK’TA İŞÇİ HAREKETLERİ TARİHİ

Zonguldak’ta kayıtlara geçen ilk madenci grevi 1908 tarihinde yaşandı.   1865 yılında çıkartılan ocaklarda zorunlu çalışma maddesi  ;Dilaver Paşa Nizamnamesinin önemli maddelerinden biri idi. Ereğli Sancağına bağlı 14 kazada yaşayanlara zorunlu çalışma yükümlülüğü kondu. Zonguldak’ta köylerde yaşayanlar bunu hiç beklemiyordu. Lakin çalışmaktan başka şansları da yoktu. Üstelik karın tokluğuna çalışıyorlardı. Kalacakları yer bile yoktu.  Ocak çevresinde buldukları güvenli sığınaklarda kalıyorlardı. Ocaklarda  13 ile 50 yaş arasındaki erkeklere çalışma mükellefiyeti gelmesine rağmen kimsenin sesi çıkmıyordu. Dilaver Paşa Nizamnamesi 1908 yılına kadar sürdü.  Nizamnamenin kalkması ve Meşrutiyetin ilanı ile yumuşayan şartlar, bu seferde işçilerin eylemlerine sebep verdi. Madende çalışanlar hariç, diğer işçilere yapılan ücret artışı sonucu madenciler iş bırakmıştı. İki gün süren grev işverenin ücret artışını kabul etmesiyle sonuçlandı.   1908 sonrası artan grevler sonucunda eylemler yasaklandı. (Tatil-i Eşgal Kanunu ).    

Buna rağmen 1909 ile 1914 yılları arasında Ereğli kömür havzasında önemli grevler yaşanmıştı. 1909-1914 yılları arasında Ereğli kömür havzasında toplam 43 grevden 6'sı maden işçileri tarafından gerçekleştirilmiştir.

1921 yılında çıkartılan maden yasasında bazı iyileştirici yasalar çıkarılmış fakat savaş koşullarında uygulanamamıştır. Cumhuriyetin ilk madenci grevi ; 1923 yılında Zonguldak Ereğli Havzası Maden İşçilerinin sağlık koşullarının iyileştirilmesi, iş kazası tazminatlarının artırılması, 8 saatlik çalışma, fazla mesailerin %100 zamlı ödenmesi ayrıca ; çalıştırılması yasak olan yabancı uyruklu işçilerin çalıştırılmaması talepleri ile yapıldı. Bunların hepsi 1921 yılında alınan maden yasalarına göre işçilerin haklı talebi idi.   Grev, maden patronlarının bu talepleri kabul etmeleriyle sonuçlanmıştır.   1940 ile 1948 arasında II. Dünya Savaşı sebebi ile ; İnönü tedbirleri olarak bilinen II. Mükellefiyet Yasaları çıkarıldı. Bu seferki yasalar biraz daha makul seviyede idi. Buna rağmen savaş koşulları nizamında çalışma koşulları oluştu. İşçi sayısı da artırılmıştı. Bu resmen  seferberlik ilanı idi. Bu tarihler arasında Zonguldak’tan askere alınanlar bile madende çalışmaya gönderilmiştir; ocaklardan kaçanlar savaş suçlusu gibi görülmekteydi. Kaçanları yakalamak için bir askeri birlik bile kurulmuştu.  Bu koşullarda grev eylem yapmak imkansızdı.    

1945 yılında savaşın bitmesi ile biraz gevşetilmişti fakat Rusya tehditleri doğrultusunda yasa halen yürürlükteydi.1946 yılında ilk işçi dayanışması ,Ereğli Kömür Havzası Maden İşçileri Derneği adı ile kuruldu. 1947 yılında sendikaya dönüştürüldü. Zonguldak Maden İşçileri Sendikası (ZMİS)... 

1948 yılında mükellefiyet kaldırıldı.    

Sendika kurulduktan sonra ilk eylem 14 Mayıs 1950’de yapılan genel seçimlerde yaşandı. Oy kullanmak için köylerine giden işçiler geri dönmedi. Bu eylem İnönü’nün Mükellefiyet Yasasına karşı alınmış eylem olarak değerlendirilir. Zonguldak’ta Demokrat Partisinin oy patlamasında rolü olduğu sanılır.   1965 yılına gelindiğinde ise ülke;  Zonguldak’ta çok büyük bir eylem ile karşılaşır.    

Madencilere dağıtılması gereken üretim priminin/ liyakat zammının yalnızca kıdemli işçiler arasında pay edileceğinin öğrenilmesi ,10 Mart 1965 tarihinde Kozlu’da eylem başlatır. Kısa sürede havzayı saran eyleme işçilerin büyük çoğunluğu katılır. Maden çok değerlidir ve çıkarılmalıdır. Sendikanın sahip çıkmadığı, valiliğin durduramadığı eylemi bastırmak için Bolu’dan komandolar, Ereğli’den Deniz Kuvvetlerinin hücumbotları gelir. Kozlu’yu ablukaya alırlar. Yetmez, kentin üzerinde savaş uçakları uçurulur… Bu sırada maden işçileri Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar öldürülür; çok sayıda işçi gözaltına alınır… Grev Devletin işçilerin talebini kabul etmesi üzerine sona erer. Fakat bazı muhalif sendikacılar ayrılarak Maden İşçileri Sendikası’nı kurarlar. Bu sendika 1967 yılında DİSK’in kurucu sendikaları arasında yer alır.    

1968 yılında toplu iş sözleşmesinin uzaması nedeniyle sendikaya bağlı işçiler , grev kararı alırlar. Olayların birinci gününde eylem Kozlu’da başlar. Daha sonra Asma ve Üzülmez işçilerine yansır. Eyleme Çaydamar işçileri de katılır. Kısa sürede eylemler büyür. 10 bin  İşçi iki koldan çarşıya yürürler ve Sendika binasını basalar. TÜRK-İŞ, Çalışma Bakanı, İçişleri Bakanı ve bir Devlet Bakanı Zonguldak’a gelerek işçilerin grevi bitirmesi isterler. Bunun üzerine Dilaver ocağındaki madenciler EKİ Müessese Müdürü ve iki gazeteciyi rehin alırlar. Çıkan arbedelerde 13 polis yaralanır. Ankara’dan ,İstanbul’dan, İzmir’den gelen gazetecilerin bir çoğu yaralanarak hastaneye kaldırılır. Kimisinin burnu kırılır, kimisinin ayağı kırılır.  Yarısı gün ulusal gazetelerde bu olaylar manşet olur. Cumhuriyet , Tercüman gazetesi yazarları fena halde dayak yemiştir.  Dayak yiyenler arasında Türkiye'de ve Dünyada İşçi Hareketleri kitabının yazarı Refik Sönmezsoy da vardır. 6-7 Şubat tarihlerinde Kozlu, Üzülmez ve Çaydamar bölgelerindeki yaklaşık 25 bin maden işçisi ocaklara inmeyerek iş bırakmıştı. İşçiler, görüşmelerin uzamasından sorumlu tuttukları ve kendilerini kandırdıklarını düşündükleri Zonguldak Maden İşçileri Sendikası binasını)Aksaray İş Hanı)  basmış, cam ve çerçeveleri indirerek binayı tahrip etmişlerdir.        Hükümet yetkilileri ve bakanlarla yapılan görüşmelerde ,sorunların çözüleceği sözünü alan işçiler, 9 Şubat 1968 günü büyük ölçüde işbaşı yaparak madenlere dönmüştür.      

 Bu fiili direniş sonucunda 21 Şubatta imzalanan toplu sözleşme ile maden işçileri ücretlerine %33,3 oranında zam almayı başarmıştır.      1970'ler: Ecevit hükumetleri döneminde işçi maaşlarındaki iyileştirmeler sonucunda ciddi bir eylem yaşanmamıştır.     

12 Eylül 1980 darbesi sonrası TÜRK-İŞ dışındaki tüm sendikaların kapatılması, siyaset ve grev yasakları , Özal hükumetinin maden politikalarının değiştirmesi Zonguldak’ta işçi üzerinde oldukça olumsuz etki yarattı. 1987 sonlarından itibaren tüm ülkede küçük küçük işçi eylemlerini yeniden başlamıştı. 1990 yılının sonlarında 10 yıl boyunca ücretleri erimiş olan maden işçileri , toplu iş sözleşmesinde istedikleri zammı alamayınca grev kararı aldılar.   1 ay boyunca Zonguldak’ta süren eylemler 4 Ocak 1991 yılında Ankara yürüyüşü ile ciddi boyuta ulaştı. Yaklaşık 80 bin kişi bu yürüyüşün çeşitli bölümlerinde yer aldı. 

Devrek’te çok iyi karşılanan madenciler, Mengen’de o kadar da iyi karşılanmadı.   Mengen’e yakın bir yerde kurulan barikatta işçilerin önü kesildi.           

Bu sırada;   350-400 kişilik bir işçi grubu da Yeniçağa ulaşır. Burada işçiler Ankara yolunu kapatacakları sırada barikatın tekrar gerisine çekilme kararı alırlar. Bu aslında eylemin ilk kırılma kararıdır.     Sendika Başkanı Şemsi Denizer Abant’ta bulunan Başbakan Yıldırım Akbulut ve Çalışma Balkanı İmren Aykut ile görüşme yapar. Bu toplantı sonucunda Denizer 8 Ocak günü geri dönüş kararı alır. Bu arada karara karşı çıkan işçi önderleri bastırılır. Zonguldak’a dönüldüğünde eylemler devam eder fakat ; 26 Ocak 1991’de Körfez Savaşını gerekçe göstererek grevi 1 ay erteleme kararı alırlar. Böylece 59. gününde grev de bitmiş olur.1991 grevinin ardından TTK (Türkiye Taşkömürü Kurumu) bünyesinde çalışan binlerce madenci, "süper emeklilik" veya "erken emeklilik" adı altında zorunlu olarak emekli edilmiştir. Eylül 1991 tarihinde Bartın il yapılmıştır.    

Özal sonrasında da DYP-SHP koalisyon hükumeti tarafından 05 Nisan Kararları ile (1994) Türkiye Taşkömürü Kurumunun bazı işletmelerinin kapatılması kararı alınmış ancak, maden işçilerinin verdiği tepki kararı geri aldırmıştır.   1995 yılında Karabük il yapılarak Zonguldak nüfusu önemli ölçüde azaltılmıştır. Bu ilçelerin il yapılmasında Meclise önerge veren bazı partilerin Zonguldak milletvekilleri de yer almıştır.Böylelikle Zonguldak İşçi kenti olmaktan çıkarılıp, emekli kenti haline dönüştürülmüştür.   Yani anlayacağınız ; 100 yılda ‘’direne direne kazanacağız ‘’ sloganının tam tersi ‘’direne direne’’ kaybedilmiştir. Heee ! Bitti mi ? Durun bitmedi .   

1908 yılında başlayan işçi bilinci ,1947 yılında sendikalaşmış ve bu tecrübe Genel Maden İş Sendikası( GMİS) Başkanının 2022 yılında makam odasında köçek oynatması ile taçlandırılmıştır.

Daha da yazacak bir şeyim yok.    

1 Mayıs için özel olarak ele aldığım bu yazı dolayısı ile , alın teri ile çalışan işçilerimizin İşçi Bayramını kutluyorum.

 Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih





Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.
BU SİTE İLE KURULMUŞTUR