
“...Ereğli taraflarında bulunan maden hakkında daha önce bazı kimselerin girişimde bulunduğu, ancak gerekli şekilde işletilemediği anlaşılmıştır. Bunun üzerine adı geçen Hacı Ali Efendi’nin bu işle ilgilenerek madenin işletilmesi için talepte bulunduğu ve gerekli izinlerin verilmesi hususunda müracaat ettiği bildirilmiştir. Söz konusu madenin verimli olduğu, çıkarılmasının mümkün bulunduğu ve devlet için fayda sağlayacağı değerlendirilmiştir. Bu sebeple adı geçen kişiye belirli şartlar altında madenin işletilmesine izin verilmesi uygun görülmüştür. Ancak işletme sırasında devletin haklarının korunması, belirlenen usullere uyulması ve elde edilecek gelirden gerekli payın verilmesi şart koşulmuştur. Bu doğrultuda gerekli işlemlerin yapılması ve durumun takip edilmesi ilgili makamlara bildirilmiştir...”


II.ABDULHAMİD’İN İMZALADIĞI SON ZONGULDAK BELGESİ
23 Temmuz 1908 II. Meşrutiyet ilan edilmeden önce Zonguldak'ta bir takım gelişmeler oldu. Bunların hepsi II: Abdülhamid zamanında gerçekleşti. Bunlardan biri Zonguldak'a bir liman yapılması idi.
Hani bugünlerde “Abdülhamid'in hayali” diye sunulan "Filyos Projesi" buna dahil edilmişti ya ! Aslında Abdülhamid'in Zonguldak projeleri tamamen kömür ve Zonguldak'ın Merkez olması ile ilgili gelişen projelerdi. O günün şartlarında Filyos gibi kırsal bir yere büyük proje yapılması söz konusu bile olamazdı. Zaten Zonguldak limanının Kuzey Mendireği de zor şartlarda gerçekleşti. Yapılanan çalışmalar , Fransızların gölgesinde bir Mimar olan Yanko İoannidis adında Rum müteahhit tarafından gerçekleştirmişti.
25 Aralık 1893 tarihli ferman ile yapımına başlan ve 1902 yılında tamamlanan mendirek sayesinde , Zonguldak'ın artık gemilere korunak olacak ve Kuzey rüzgarlarının oluşturduğu dalgaları kesecek bir limanı olmuştu. Bu limanın ucunda da mendireğe ait bir fener kondu.
Lakin; bu fener yeteri kadar ışık saçmıyor, deniz yüzeyinden yeteri kadar gemilere ışık vermiyordu. Üstelik dev dalgalar sonucu sık sık bozuluyordu.
II.Abdulhamid 27 Nisan 1909'da tahtan indirilmeden önce altında imzası olduğu son Zonguldak kararnamesini imzaladı . Bugün halen faaliyette olan Zonguldak'ın Kuzey burnunda bir fener yapılması için daha önce alınan kararı gereği bu Fenerin yapımı için gerekli olan paranın yollanması konusunda belge yayınladı. İşte son kararı da bu Fener'in yapılması için gerekli olan ödeneğin onayı olmuştu. Böylelikle Zonguldak Feneri 1908 yılında tamamlandı. (1907 yılında fenerin yapılması için verilen onayı belgesini de daha önce yayınlamıştık)
22 Aralık 1907 tarihli bu karar ile Zonguldak'ın denizden yüksekliği 53 metre olan Kuzey Burnun ucuna yapıldı. Bu tarihten sonra bu burnun ucu Fener Burnu oldu.
1985 yılından bu yana elektrikle çalışan fenerin 9 metre yükseklikteki kulesinden çıkan 500 Watt'lık ışığı 20 deniz mili uzaklıktan görülebilmektedir.
Fener binası tek katlı, yığma kagir bir yapıdır. Çatısı kırma çatı şeklinde ve Marsilya kiremitle kaplıdır. T formlu yapıya, tek giriş ön cepheden sağlanmaktadır. Girişin sağ tarafında, tuvalet ve banyo olarak kullanılan bölüm ve hol yer almaktadır. Binanın iç kısmına uzanan ince uzun koridor bulunmakta olup, tüm odalar ve mutfak bu koridora açılmaktadır. Koridorun bitiş noktasında söz konusu binaya bitişik olarak konumlanmış olan fener kulesine uzanan dönel merdiven yer almaktadır. Kuleye çıkış bu beton merdivenle sağlanmaktadır. Yine bu beton merdiven boşluğunda fener ışığını yakmaya yarayan bir mekanizma (sarkaç) bulunmaktadır.
Fener ve gardiyan binası ulusal miras olarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce koruma altındadır.
(Belge benim elimde okunaklı olarak saklanmaktadır)
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak tarih

ZONGULDAK DENİZ FENERİ İÇİN OSMANLI BELGESİ
Zonguldak Deniz Feneri için, Hicri; 16 . 06. 1325 (1907) tarihinde Osmanlı Sarayı’ndan gelen onay ile yapımı için izin çıkıyor. Yazıda ; ‘’Zonguldak limanının şark cehitinde bulunan tepe üzerine siren ile bir fener konularak masraflarının tevsiyesi caiz olunur. ‘’ yazıyor. Bu yazı , Zonguldak Bahriye komutanlığına gönderilmiş.
Fener Semtinde bulunan Fener 1908 tarihinde tamamlanmıştır.
Zonguldak’ta 115 yıldır gemilere yol gösteren tarihi fener 360 derece döner feneri ile Zonguldak’ın bir simgesidir.
Zonguldak Deniz fenerinin ışığı bir tek Birinci Dünya Savaşı yıllarında sönmüştür. Rus gemilerinin farkına varmaması için söndürülen fenerde , Rus gemilerinin denizde gözetilmesi ve saldırılarında şehre siren sesi de veren bu binadır.
Deniz Feneri yapılmadan önce Zonguldak Liman arkasında , ilkel olarak gemilere yön veren küçük bir fener bulunmaktaydı.
1907 yılında inşaatına başlanan yeni fener ise Fransızların ikamet ettiği mahalle olarak bilinen yere yapılır. Fener’in buraya yapımından sonra 1940’larda bu yere TTK lojmanları da yapılır ve bu yer bir semt olmasına ramen Fener Mahallesi olarak söylenmeye başlar. (Zonguldak’ta mahalle kavramı , birkaç evden oluşsa da, belirli alanda kurulu komşuluk ilişkisi kuvvetli sokaklara veya semtlere verilen isimdir. O bakımdan resmi olarak mahalle olmasalar da , halk dilinde mahalle olarak söylenir )
50 metre yükseklikte olan Zonguldak Deniz Feneri, 1985 yılında elektrik ile çalışmaya başlamıştır.
2010 yılında özelleştirilmiş, 2012 yılında ise restorana dönüştürülmüştür.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih
ÇAYCUMA RESMİ BELGELERİ
Belge 1
Belge Tarihi Rumi /1301 (Miladi 1885)
Hamidiye Kazası’na bağlı köylerin merkez kazalara uzak olması sebebi ile ahalinin zaruri ihtiyacının temeni için Domanit karyesi hududunda bulunan Çaycuma cami civarında boş arazide Çarşamba günleri pazar kurulması hususunda;

Yüce Sadaret makamına arz olunur ki;
Hamidiye Kazasına bağlı (Çaycuma civarındaki) köyde, halkın ihtiyaçları doğrultusunda bir pazar kurulması talep edilmiştir. Söz konusu köy ve çevresinde yaşayan halkın alışverişlerini kolaylaştırmak amacıyla haftada bir gün pazar kurulmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Bu talep yerel idare tarafından incelenmiş, gerekli araştırmalar yapılmış ve pazar kurulmasının bölge halkı için faydalı olacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu yerde haftalık pazar kurulması için izin verilmesi hususunda mazbata düzenlenmiştir.
Gereğinin yapılması için yüksek makamın onayına arz olunur.”
................
Belge 2
Belge Tarihi 19-12-1329 (11 Aralık 1911)
Devrek kazasına tabi Çarşamba nahiyesinin Samsun sancağı dahilindeki Çarşamba kazasıyla karıştırılmasından dolayı nahiye isminin Çaycuma ile değiştirmesinin Resmi belgesi.
“Adı geçen yer hakkında yapılan başvuru üzerine, söz konusu yerin halkının talebi dikkate alınarak, bu talebin uygun olduğu değerlendirilmiş ve yerel mahkeme kayıtlarına geçirilmiştir. Gerekli işlemlerin yapılması için durumun uygulanmasına karar verilmiştir.”

.................
Belge 3
18 Mayıs 1934 cuma günü Çaycuma nahiyesi merkezinde, vilayetin ilk mevsim at yarışları yapılmıştır. Yarış, Çaycuma Halk evimizin Gençlerbirliği tarafından tertip olunmuştur. Çaycuma’da yarış sahası çok güzel bir suretle tanzim edilmiş, seyirciler için hususi mevkiler vücuda getirilmiştir. Otomobillerle motorlarla ve tenzilatlı fiyat temin edilen trenle yüzlerce halk Çaycuma’ya gitmiş, Bartın, Devrek. Ereğli ve Safranbolu nahiyeleri ile civar vilayetler ahalisinden de pek çok kimse akın etmiştir. Gece Gençlerbirliği tarafından zengin bir müsamere verilmiş ve akın piyesi muvaffakiyetle müteakiben at yarışları yapılmıştır. Yarışlara iştirak eden atlar, geçen yıllarda yapılan müsabakalara nazaran kemiyet ve keyfiyet itibari ile daha üstün ve daha çok verimli olmuştur.
Sahayı baştan başa dolduran binlerce halk kalabalığı yarışlara karşı memlekette uyanan alakanın ne kadar derinleşmiş ,kökleşmiş olduğunu göstermesi itibari ile memnuniyet ve taktirle kayıt edilmeye değer bir mahiyette görülmüştür.
Sonuç saygılarımla arz ederim efendim.
Çaycuma At Yarışları ile ilgili birkaç senelik daha belge bulunmaktadır.

Öneri;
‘Çaycumalılar Buluşuyor ‘ etkinlikleri kapsamında at yarışlarının da eklenmesi ,dolayısı ile geleneklerin yaşatılmasını öneririm. Batı Karadeniz’in kızıl atları 3000 bin yıllık bir efsaneye dayanıyor.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih