
Genelde Kilimli gibi yerleşim yerlerinin tarihi, bölgenin genel tarih üzerinden verilir. Ben size bilinmeyen, Kilimli ’ye özel tarihini yazayım.
Bir Trak kolonisi olan Crenides, bugünkü Zonguldak’ımızın Kilimli İlçesi`ne tekabül ediyor. Antik bir Bithynia kasabası olan Crenides `in anlamı ,çeşmelerdir bir başka değiş ile Pınar`dır.
Ryan Boehm`in kitabı "City and Empire in the Age of the Successors"adlı eserinde "Crenides" bir Trakya kolonisi olarak geçer.
Kilimli, bir derenin aktığı sadece küçük düz bir vadi iken ; Roma döneminde balıkçıların sığınak yaptığı kasabaya dönüştü. Kilimli hakkında Strabon , MÖ I. yüzyıl sonlarında ,Kilimli`yi , Heraclea (Ereğli) ve Billaeus 'un ağzı (Filyos Çayı) arasında bir kasaba olarak bahseder. Zaten Roma imparatorluğu Batı Karadeniz’i MÖ 79 yılında hakimiyeti altına alıyor.
Kilimli’nin Zonguldak tarafındaki burun önceden kale olduğu biliniyor. Bu yüzden kalenin arka tarafındaki sahile Hisar arkası denmiş. Bugün kalıntıları bile yok olan bu kalenin ,Roma Dönemine ait olduğu ve milattan sonraki yıllarda yapıldığını şuradan anlayabiliriz. MÖ .80 yıllarında Strabon buradan bahsederken herhangi bir kale varlığından bahsetmez. Lakin aynı Strabon ,Kilimli`den bahsederken bir kasaba olduğunu belirtiyor.
Marcian'a göre ; Strabon adımlarını sayarak Cranides’in Sandraca`dan (Zonguldak) sadece 20 Stadia olduğunu . (3740 m) hesaplıyor.
( Antik ölçü birimi olan 1 Stadia , ‘’157 adım’’ , 187 metreye denk geliyor. ) Bugün modern ölçümlerle Zonguldak Kilimli arası 8 km mesafedir .
Yunan dilinde Crinides "Κρηνίδες" olarak yazılıyor.
“Κρηνίδες” Kilinay diye okunuyor.
Yani Kilimli ismi Crenides` den Türkçeleşmiş hali olan Kilinay’dan gelmiş olabilir.
Crenides ’in anlamı ‘’pınar’’ demek. Yani Kilimli’nin coğrafi özeliklerine bakıldığına kalkerli arazileri olması ve su batanların oluşturduğu, bu suların temiz çıkan su, kaynak anlamına gelmektedir. Zaten Richard Kiepert’in 1907 Küçük Asya haritasında derenin adını Kara pınarcık olarak verir.
Ya da Kilimli aslında ; kil olan , sahil ,toprak anlamına da gelebilir.
Burada kalenin ufak ön kale veya ön karakol olarak kullanılan küçük savunması olduğu ; bulunduğu tepenin alanından anlaşılmaktadır. Zira o dönemde Kilimli yerleşim yerlerine uzak ve ana kaleler arasında oldukça uzun yol mesafesindedir.
Kilimli Osmanlı topraklarına geçtiğinde , önemsiz hale gelir ve yerleşim yeri olarak görülmez. Zaten Ereğli- Filyos sahil kenarında küçük insan toplulukları yaşar ve bunlar genelde balıkçılık ile uğraşan insanların kaldığı yerlerdendi.
Kilimli’nin kale tepesi aslında bir burundur ve adı Kilimoli Burnudur. Kilimli’nin zamanında "bugün demir yoluna kadar olan kısmı deniz olması ‘’ muhtemeldir. Bu durumda bu çıkıntının burun olması daha netlik kazanır. Kilimli`nin ismi bu Kilimoli Burnundan gelmiş olabilir.
Kilimli etrafındaki tepeciklerin oluşması, sahile doğru su yolu oluşturmuş. Bu sebep ile bir bataklık ,balçıklı toprak olduğundan da yerleşim yeri olarak görülmemiş. Fakat bugün tepeler arasında kalmasına rağmen Kilimli ilçesine pek su basmaz. Bunun nedeni kasabanın ortasından demiryolu geçtiğinde , birkaç kanal hattı yapılmış ve toplanan sular, geniş kanalizasyondan denize atılması sağlanmış. Bunun aynısı Çatalağzı İstasyonunda yapılmıştır. Bugün bu demiryolları kanalları , Çatalağzı Merkez’de de sel baskınından etkilenmemesinin sebebidir. Bu nedenle bu kanallar Zonguldak istasyonuna da su basmayacağının garantisidir.
Kilimli ancak 1848 yılında ocakların açılması ile yerleşim yeri haline geldi. Küçük demiryolu hattı kurulması ve direk harmanı olması ev sayısını çoğalttı. Genelde Doğu Karadeniz sahilinden gelen insanların Karadon ve Gelik’e yerleşmesi ve oradan da aşağı doğru yayılması ile giderek , tekrar kasabaya dönüştü.
1936 yılında demiryolları ile birlikte açılan kara yolu ile Zonguldak bağlantısı kurulmuştur. Bu yıllarda daha henüz Kilimli Tepesinde yerleşim yoktur.
1940 yıllarında da çarşı tarafına EKİ lojmanları yapılıyor.1950’li yıllarda da Karadon işçi evleri devreye girerek nüfusunu artırıyor.
Kilimli, 1926 yılında nahiye (bucak) statüsüne kavuşmuş, daha sonra 1952'de belediye olmuş ve en sonunda 2012'de ise ilçe haline gelmiştir.
Bugün Zonguldak’ın ilçesi olan Kilimli’nin batısında İnsu (İnağzı) doğusunda da Psylla (Çatalağzı) bulunmaktadır. Psylla ile Crenides arasında 250 metre yüksekliği olan Kilimli Tepesi bulunmaktadır. Bu tepenin eski haritalarda (1907) adı Kışla’dır. Osmanlı Döneminde de görüş açısı bakımından netlik olduğundan askeri kışla olarak kullanılmaktaydı. Daha sonra TRT verici olarak kullanıldı.
Kilimli’nin ilçe olması ile birlikte Çatalağzı , Muslu ve Gelik Beldeleri ile birlikte Kurtköy, Şirinköy, Türkali ve Göbü köyleri de Kilimli ilçesine bağlanmıştır.
Bir de size haritasını hazırladım.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih

BiR TRAKYA KOLONiSi KiLiMLi
Krinides/Crenides/ Krênida/Krênídes (Kilimli) Yunancası Κρηνίδες`dır.
Bir Trak kolonisi olan Crinides, bugünkü Zonguldak'ımızın Kilimli İlçesi'ne tekabül ediyor. Antik bir Bithynia kasabası olan Crinides `in anlamı ,çeşmelerdir bir başka değiş ile Pınar`dır.
Sandaraca'nın (Zonguldak) doğusundaki 60 stadyum mesafesinde (Stadia eski bir ölçü birimi ;1 Stadia 600 adım, Strabon`a göre 157 metre; 60 Stadia yaklaşık 9420 metre) olduğu yazılıyor.
Burada pınar ya da çeşme anlamı Krinides isminin coğrafi özeliklerinden mi yoksa burada çeşmelerin bulunmasından mi konduğu bilinmese de bu bir koloni ismidir. Yani koloniler genelde bir kral komutanın oluşturduğu topluluklara verilen adlar olabiliyor.
Crenides veya Krenides ( Antik Yunanca : Κρηνίδες ) veya Cranides veya Kranides ( Antik Yunanca :ρανίδες). Bithynia Bölgesinin Pontik sahilinde bir kasaba idi ; Marcian'a göre sadece 20 Stadia. Heraclea (Eregli) ve Billaeus'un ağzı (Filyos Çayı) arasında bir kasaba olduğundan bahseder.
Crenides bölgesi, Türkiye'nin modern Kilimli`sidir. Batısında insu (İnağzı) doğusunda da Psylla (Çatalağzı) bulunmaktadır. Psylla ile Crenides arasında bir tepe bulunmaktadır. Bugün ”Askeri Tepe” olarak bilinen ve daha çok “Kilimli Tepesi” olarak söylenen bu tepenin antik adı ise; Kyshla`dır. Çatalağzı`nın antik ismi Psylla`nın o dönemde Strabon`a göre büyük bir pazar yeri ve yerleşimi olduğu için yazar
Yunanistan'ın kuzeyinde bir sahil kasabasının adı da aynı Kilimli gibi Krinides`dir.O da bir Trak kasabasıdır.
Yunan dilinde Krinides "Κρηνίδες" yazılıyor, “Κρηνίδες” Kilinay diye okunuyor. Kilimli ise; "Κιλιμλί". yani Kilimli ismi Kirinides`den Türkçeleşmiş hali olarak gelme ihtimali de var. Benzer bir kelime olduğu için de konma ihtimali de var. Bildiğimiz Kilim sözcüğünden gelmiş de olabilir.
Kilim dokunan yer anlamında kullanıldıysa, bugün bu gelenekten hiç bir iz yoktur.
Kilimli, deniz kıyısında olmasından dolayı bir balıkçı kasabası iken kömürün bulunması ile farklı yerlerden gelen bir işçi kasabası haline dönüştü.
Kilimli isminde Türkiye`de 7 yerleşim yeri daha bulunmaktadır.
Ryan Boehm`in kitabı "City and Empire in the Age of the Successors"adlı eserinde “Kranides” bir Trakya kolonisi olarak geçer. Muhtemelen Kranides Makedonya İmparatorluğu zamanında konmuş isimdir. Bu da M.Ö 300`lü yılların başına tekabül eder. Yani bölgede Perslerden sonra gelen Büyük İskender ile birlikte Makedon topraklarına geçen Batı Karadeniz`de “Kranides kolonileri” de yerleştiğini anlıyoruz.
II. Filip`in (Makedonya Kralı) oğlu olan Büyük İskender, babasının hayalini gerçekleştirerek Anadolu topraklarını ele geçirir. Bu savaşlar sırasında bir Pers şehri olan Sesamos (Amasra) Pers Kraliçesi Amastris`in de hazin hikayesinin olduğu yıllara denk gelir.
Hayati YILMAZ
Zonguldak Tarih

Kilimli`nin Antik adlarından Crenidibus, Cuelinelli, Crenides Yunanca `da “Çeşme ,Pınarcık” anlamına gelir„ Krenidai „ olarak da söylenir. Yunan dilinde Crinides "Κρηνίδες" yazılıyor, “Κρηνίδες” Kilinay diye okunuyor. Yani Kilimli ismi Crinides`den Türkçeleşmiş hali olarak gelme ihtimali de var. Crenides veya Krenides ( Antik Yunanca : Κρηνίδες ) veya Cranides veya Kranides ( Antik Yunanca :ρανίδες). Bithynia Bölgesinin Pontik sahilinde bir kasaba idi ; Marcian'a göre Cranides Sandraca`dan (Zonguldak) sadece 20 stadiadır. (3780 m)(Gerçekte yaklaşık 6 km olan bu mesafeyi Strabon, adımlarını sayarak 3780 m olarak hesaplıyor. Antik ölçü birimi olan Stadia, 189 metreye denk geliyor. İstasyon, Stadyum isimleri bu ölçü biriminden türemiş kelimelerdir.)Strabon ,Kilimli`yi , Heraclia (Ereğli) ve Billaeus'un ağzı (Filyos Çayı) arasında bir kasaba olduğundan bahseder. Crenides bölgesi, Türkiye'nin modern Kilimli`sidir. Batısında İnsu (İnağzı) doğusunda da Psylla (Çatalağzı) bulunmaktadır. Psylla ile Crenides arasında bir tepe bulunmaktadır. Hasırarkası ile Kilimli arasında bulunan, bugün Karadeniz Sahil Yolu (D-010) çalışmaları için bir kısmı indirilen burunun adı ise C. Kilimoli olarak haritalarda geçiyor. Bu ismin "burun" olduğunu da; haritalarda "C.“ ( Cabo/Cape/Cappe ) diye işaretlenmiş olduğundan anlıyoruz. Buranın Zonguldak yönünden gelen kıyı şeridine istinaden bir hayli çıkıntılı olduğu görülür.Aslında dikkatlice incelendiğinde burası bir burundur.Biz Zonguldak`ta burun adı olarak, sadece Ereğli`de ki "Baba Burnu" olduğunu biliyoruz. Buranın antik adı da haritalarda Acerrusia olarak geçiyor. Kilimoli ise Kilimli `deki bu çıkıntı için kullanılan isimdir. Antik dönemlerde Karadeniz sahillerinin bugünkünden daha içerilerde olduğunu düşünürsek ,Kilimli en az "bugün demiryoluna kadar" deniz olması muhtemeldir. Bu durumda bu çıkıntının burun olması daha netlik kazanır. Kilimli`nin ismi bu Kilimoli Burnu`ndan gelmiş olabilir.Genelde bu tip çıkıntılar antik zamanlarda „Filyos Akropolü“ gibi kale olarak kullanılsa da, Kilimli`nin Radar Tepesi`nin yüksekliği bu çıkıntıyı önemsiz hale getirmiş olabilir. Zira Kilimli Tepesi denizi her yönü ile en iyi gören konumdadır. Kilimoli burnu günümüze tadar Hisar tepesi olarak bilinmektedir. Burada kale kalıntıları vardır. Zaten Zonguldak tarafındaki sahile Hisararkası denmiştir.
Hayati YILMAZ ile
Zonguldak Tarih

KİLİMLİ’NİN BELEDİYE YAPILMASI
Kilimli’nin belediye yapılması sürecinde bir takım yazışmalar ve kararlar alındı.
Danıştay'ın ilk resmi yasasında ;
1)
Zonguldak ili Kilimli bucağında belediye teşkili hakkında , Zonguldak valiliğinin 12/6/1951 tarih ve 160 sayılı yasası ile gönderilen kağıtlar dairemize verilmekle okundu.
Gereği düşünüldü.
Dosyada mevcut Nüfus müdürlüğünden kaydı malumata nazaran Gelik mahallesi ile birlikte 2379 nüfuslu olan Kilimli Bucak Merkezinde belediye kurulmasına dair bucak merkezi ihtiyar kurulu seçmenlerinden 1205 kişinin 1580 sayılı Belediye Kanununun 11.nci maddesinde yazılı şartlara uygun olarak yaptıkları müracaat üzerine mezkür kanunun 7.nci maddesi gereğince İl İdare kuruluna seçilen üç kişilik tahkik heyeti tarafından yapılan oy toplama sonunda 1500 seçmenden 1227 sinin oyunu kullandığı ve bunlardan 1206 sının usul ve şartlara uygun olarak belediye kurulması lehine oy verdikleri ve belediye teşkili halinde mahalli gelirlerinde müsait bulunduğu ve Zonguldak İl İdare Kurulunun 19/12/1950 tarih ve 774 sayılı kararında da bu bucakta belediye teşkilinin uygun görüldüğü mütalaası dermeyan edilmiş olduğu görüldüğünden adı geçen Kilimli Bucağına Belediye Kurulmasının yerinde bulunduğuna 23/6/951 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
29
Zonguldak ili Kilimli bucağında belediye teşkili hakkında , Zonguldak valiliğinin 12/6/1951 tarih ve 160 sayılı yasası ile gönderilen kağıtları üzerine ikinci dairece verilen kararı 23/06/1951 tarihli ve 1740/1667 sayılı ilişik tutarak okundu.
Gereği konuşuldu ve düşünüldü
Tutanakta açıklanan gerekçeye daire kararı oy birliği ile 8/6/1951 tarihinde tasvip olundu.
İçişleri Bakanlığı
11 Eylül 1951
3)
Zonguldak ilinin Kilimli Bucağı Merkezi olan kilimli köyünde ,belediye teşkiline dair Danıştay'ca verilen kararların örneği ile tanzim edilen Karar tasarısı eklenerek sunulmuştur
gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
İçişleri Bakanı
Halil Özyörük
4)
KARAR
a- Zonguldak ilinin Kilimli Bucağı Merkezi olan kilimli köyünde ,belediye teşkiline dair Danıştay Genel Kurulunca verilen 23/6/1951 günü ve 51-192/51-191 sayılı Karar 1580 Sayılı Belediye Kanunun 7. maddesine tevfikan onanmıştır.
b- Bu karar hükmünü İçişleri bakanı yürütür.
17 Eylül 1951
CUMHURBAŞKANI (C.Bayar)
5)
11/9/1951 tarih 621-303-2 / 17786 sayılı tezkereye karşılıktır; Cumhurbaşkanı tarafından onanmış olan karar örneği ilişik olarak sunulmuştur.
19 Eylül 1951
Yani Kilimli Belediyesi 17 Eylül 1951 tarihinde Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın onaylaması ile kurulmuş oldu.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih

Kilimli İstasyonu Bilgileri
Kilimli İstasyonu ; Irmak- Ereğli Demir Yolu Hattı Projesinde son ikinci istasyondur. Zonguldak yönüne doğru sol tarafta yer alırdı.
Çatalağzı- Zonguldak demiryolu hattı, Irmak-Zonguldak hattının bir parçası olarak 25 Mayıs 1935'te ihalesi yapılmıştır. Kilimli’de ilk çalışmalar Çatalağzı- Kilimli arasındaki tünel açma çalışmalarına müteakip ,ray döşemesi ile başlamıştır. Fakat diğer istasyonlarda olmayan bir durum göstermiştir. Kilimli Tüneli ile Kilimli düzlüğünde kota farkı vardır. Bu yüzden ray döşeme çalışmalarında ilk önce yükseltme çalışması yapılmıştır. Bu da aslında kasabayı ikiye bölmüştür. Üstelik o yıllarda yol olmadığı için karşıya geçiş sağlanamadı.
Kilimli lavuarından alınan kömürü iskeleye taşıyan dar hat lokomotifi için yapılan alt geçişler ,yayalar tarafından da kullanılıyordu. Daha sonra bu dar hat demir yollarına uygun şekilde yenilenerek, İstasyon önünden bir makas yardımı ile bağlantı sağlandı. 3 metre aşağıdaki dar hat kaldırıldı ve çarşı içindeki alt geçiş araç yolu olarak kullanılmaya başlandı. Bölüm yönüne giden Şimendifer hattı kaldırılınca buradaki alt geçitte kaldırılmış oldu. Bu alt geçit bugün Karadon Kilimli kavşağının bulunduğu yerde idi (Akbal Market Önü ve Benzinlik hizası) . Önceden bu alt geçit sağanak yağmurlu havalarda tıkanıyor ve araç geçişine imkan vermiyordu. Ayrıca kamyon ,otobüsler kıl payı geçebiliyordu. Alt geçitten geçemeyen araçlar dere tarafından dolanarak karşıya geçebiliyordu. İstasyonun yapılacağı alan yokuştan arındırılarak düzleştirilmiştir.
Irmak- Zonguldak arası yapılan tüm istasyonlar gibi tek tip plana sadık kalınmıştır.
O yıllarda adı Devlet Demiryolları Limanları İdaresi (DDYL) ait olan İstasyonlar İki katlı , bir ambar, bir bekleme salonu ve gişe ile hareket memuru odası bulunmakta; üst kat ise lojman olarak kullanılmaktaydı.
Kilimli TCDD Lojmanları, Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde bulunan ve bölgenin tarihi açıdan ilk betonarme binaları arasında yer alan demiryolu evleridir. Kilimli Tüneli ağzına yakın bir konumda inşa edilen bu yapılar, Irmak-Zonguldak demiryolu hattı ve bölgedeki kömür taşımacılığı faaliyetlerinde çalışan demiryolu personeline barınma imkanı sağlamak amacıyla yapılmıştır.. Zonguldak bölgesindeki ilk betonarme binalardan biri olma özelliğini taşımaktadır. Kilimli Tüneli girişine yakın bir noktada bulunmaktaydı.
Kilimli İstasyonu Zonguldak Çatalağzı Hattı açıldığında , 1 Ekim 1937’de Zonguldak İstasyonu ile birlikte Zonguldak-Karabük – Ankara bölgesel trenlerine hizmet vermeye başlamıştır.
DDYL ismi 1953 yılında TCDD olarak değiştirildi.
TCDD bünyesinde bulunan 910 adet İstasyon binası bulunmaktadır. Ne yazık ki bu istasyonlardan Kilimli İstasyonu yıkılan ender binalardan biridir. 1980 yıllarda İstasyon işlevini yitirerek Kilimli - Bölüm arası raylar kaldırılarak , 100 metre mesafede küçük İstasyon durağı haline getirilmiştir. Kilimli ilçe olmasına rağmen diğer istasyonlardan daha zayıf duraklar arasındadır.
Oysa Kilimli’den bakan ,meclis başkanı milletvekilleri çıkmıştır. Tarihi İstasyonun yıkılmasına göz yummuşlardır.
Kilimli İstasyonun yolcu bakımdan zayıf kalmasının nedenlerinden biri de , bu ilçede yaşayanların çoğunun vadi tarafında herhangi akrabalık bağı bulunmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Zonguldak yönüne ise daha çok halk otobüslerini tercih etmişlerdir.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih

ASLAN KAYASI
Zonguldak Sanat Okulu’nda okurken , TTK’nın Karadon İşletmesinde staj yapmıştım. O zamanın müessese müdürün evi için Kilimli 'ye ustam ile tamire gitmiştik. Orada konuşulurken duymuştum. Sahildeki Aslan Kayası tepeden düşmüş bir kaya idi.
Dana eski fotoğraflarda da var olduğu gözüküyor. Kilimli'nin 1930'lu yıllardaki fotoğraflarında aynı yerde, Kilimli Burnunun hemen önünde duruyor. Fakat burun bugünkü gibi değil. Yol açma çalışmalarından dolayı kısaldı; böylelikle Aslan Kayası ile Kilimli Burnu arası bir hayli açıldı. Bu kaya üsten düşmüş de olabilir zamanla burundan ayrılmış da olabilir.
Görünüş itibari ile pek dayanıklı olmayan bir kaya parçası gibi durmasına rağmen en az 100 yıldır bozulmadan dim dik ayakta.
Kilimliler bu kayaya aslana benzediği için Aslan Kayası demişler. Dikkatlice bakıldığı zaman aslana benzerliği var.
Zaten bu bölgede deniz içinde veya dışındaki kayalara yerel halk genelde hayvan isimlerini verirler. Hemen ileride Göçükaltı Mevkii’nde denizin içinde 100 metre açıkta bulunan kayaya Karabatak Kayası , onun hemen ilerisinde yine denizin içinde ama kıyıda olan kaya “domuz kalesi” adı verilmiş. Gençliğimizde bu kayaların hepsinin üzerine çıktık. Yukarıdan bakıldığında Domuz Kalesi gerçekten domuza benzer. Karabatak Kayası ise üzerine sürekli karabatak kuşunun konmasından dolayı adı verilmiş. Bu bölgede Yılan Taşı, Domuz Burnu isimleri de var. Bu kayaların hemen hemen hepsi yükseklikten düşmüş taşlar. Zaten bu bölge heyelan bölgesi .
Bu kayalar Kozlu- İnağzı arasında bulunan beyaz kireç taşı kayalarına benzemiyor. Zonguldak'ın jeolojik haritasında Kilimli- Hisararkası ve Muslu arasındaki tabakalar kırıntılılar ve karbonat kayaçlar olarak geçiyor. Tabi bu konuda jeoloji mühendisliği bilgisi gerekiyor.
Aslan Kayası artık Kilimli'nin bir sembolü. Hatta halen önünde yapılan karayolu tüneline de ismi vermiş. Kilimli Hisararkası'nı bağlayan karayolu tüneli ismi Aslankaya'sı Tüneli.
Kilimli Belediyesi bu alanda bir düzenleme yaparak kayanın hem korumasını hem de daha güzel görünmesi için bir doğal kaya anıtı yaparak bu simgesinin daha çok ön plana çıkmasını sağlaması gerekiyor.
Artık şehirlerin en çok tanıtımı Sosyal Medya için çekilen fotoğraflarla yapılıyor. İnsanlar gezdikleri yerleri fotoğraflayarak ve bunları Sosyal Medya’da paylaşarak daha çok tanıtılmasını sağlıyor. Bu alan fotoğraf çekmek için ilginç bir yer haline getirilir ise Kilimli için çok faydalı olacağı inancı taşıyorum.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih

KİLİMLİ’YE GÖK TAŞI DÜŞTÜ
26 Nisan 1962 tarihli İstanbul Ekspres gazetesinde, gök taşının düşüşüyle ilgili haberler yer alıyor.
Habere göre;
‘’Gök taşı, Zonguldak'ın Kilimli nahiyesi (günümüzde ilçe) yakınlarındaki dağlık ve ormanlık bölgeye düşmüştür.’’ diye başlık atılmış.
‘’Gök taşının yerleşim yerlerinin uzağında, ormanlık alanda gerçekleşmesi nedeniyle herhangi bir can kaybı veya binalarda maddi hasar meydana gelmemiştir. ‘’ diye eklenmiş.
Söz konusu gazetede ; görgü tanıkları, gökyüzünde büyük bir ışık kütlesinin belirdiğini ve ardından şiddetli bir patlama sesi duyulduğunu ifade etmişler. Olay o dönemde halk arasında kısa süreli bir heyecan ve paniğe yol açmış, meraklı vatandaşlar bölgeye gitmeye çalışmış.
26 Nisan 1962 tarihinde Zonguldak'ta bir göktaşı düşmesi hadisesi yaşanmış ve bu olay o günün yerel basınında geniş yankı bulmuştur.
Dönemin önemli yerel yayınlarından biri olan Ekspres Gazetesi, 26 Nisan 1962 tarihli sayısında "Zonguldak'a Göktaşı Düştü" manşetiyle bu gelişmeyi okurlarına aktarmıştır.
O gün belki bir anlam taşımasa da ; bugün Gök taşı fiyatları, taşın nadirliğine, bileşimine , yaşına ve geldiği yere bağlı olarak gram başına 100 dolardan milyonlarca dolara kadar geniş bir yelpazede değişmektedir. Mars veya Ay kökenli özel parçalar 5,3 milyon dolar gibi rekor fiyatlara alıcı bulabilirken, nadir bulunan parçaların gramı milyarlarca dolar değer taşıyabilir .
Tabi bu haberin sadece bir gazetede yayınlanması, haberin doğruluğu ,1962 yılında gerçekleştiği iddia edilmesine rağmen o gün bu olayı hatırlayanın olmaması ; inanırlığını azaltıyor.
Eğer bu konuda bilgisi olan varsa yorumlarda belirte bilir.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih

YOK OLAN SAHİLLERİMİZ
Altta ‘Kilimli Sahili’ yazıyor. Kulağa güzel geliyor..
İnağzı Sahili
Hisararkası Sahili
Kazköy Sahili
Yok edilen sahiller.
Bir kentin sahilini yok etmek, o kente yapılacak en büyük kötülük.
Dünya'da kaç tane şehir var ve bunların kaçı sahile sahip ?
Dünyadaki bütün yerleşimleri düşünün bir de sahili olanlar. Ve bunlardan kaçı denize girilebilir sahiller ?
SAHİLLER TIPKI BİR CANLI GİBİ HARAKET EDEN VARLIKLARDIR
Milyonlarca yıl, her bir saniyede en az bir dalga vuran sahillere , sadece 70 yıl önce Lavuar atıklarını atanlarla başlıyor katliam. Ve bir birlerine paslaşarak günümüze kadar yok edilmeye devam ediyor.
Bunun sorumlularından bir tanesini yazayım mı ?
Bakalım Zonguldak'ın milli servetini yok edecek kadar karar veren birini , bugün Zonguldak tanınıyor mu ?
Cemal Zühtü Aysan
Zamanın TTK (EKİ) Müessese Müdürü.
Lavuar atıklarını denize veren kararı alanlardan bir tanesi.
Zonguldaklı bile değil , 1898 yılında Yunanistan’ın Kesriye şehrinde doğmuş.
Kendisi maden mühendisi , Zonguldak Kömür Havzası ve Fen Heyeti Üyesi, Maden Mühendis Mektebi Medeniyet Muallimi, Kilimli Şirketi İşletme Müdürü, Zonguldak Maden Müdürlüğü Başmühendisi ve Maden Müdürü, Zonguldak Mıntıkası İktisat Müdürü, Maden Teknik Okul İşletme Muallimi vb vb...
Ünvanlara bakar mısınız ?
Üstüne bir de Zonguldak milletvekilliği var, bu da cilası.
Kendileri kaybolup gidiyor, geriye binlerce yıl düzelmeyecek enkaz bırakıyorlar.
Bunun sorumlularından bir tanesi ama ismi unutulunca sorumluluk da kalkmıyor üstlerinden.
Bu yüzden bari adlarını hatırlatayım, dedim.
(Fotoğraftakiler sanırım Kilimli sakinlerinden bir çift.)
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih

Daha spor salonlarına "Kapalı Spor Salonu" denilen günlerdi. Hatta spor salonlarının tabelalarına dahi bu şekilde yazılıyordu.
Bir yere, hem kapalı hem de salon niye denir ? Zaten salonlar kapalıdır.Kapalı denmesi Türkçeye uymuyordu.
Kapalı ev deniliyor mu ? Sonra bu hatadan vazgeçildi ama
bugün halen kapalı spor salonu diyenler var, o günlerden kalmadır.
1986 yılları idi sanırım.Basketbol merakı bizde TRT Dizisi Beyaz Gölge`´den kalmaydı.Eğri bürü potalarda, ağı olmayan çemberlerde oynardık.
"Çatalağzı`na spor solonu yapılacak" diye söylenti çıkmıştı.Kilimli`ye yapıldı.
Çok üzülmüştük. Çatalağzı`nın mağduriyetini ilk o zaman anladım.
O spor salonun adı İsmail Hakkı Güngör Spor Salonu ismini aldı.
Daha sonra defalarca o salonda basketbol karşılaşmalarına çıktım.
İsmail Hakkı Güngör kimdi ?
Asker, sporcu, yönetici, bürokrat, genel müdür, müsteşarlık görevleri yapan Zonguldaklı devlet adamıydı.1983`de vefat etmişti.Ardından bir kaç sene sonra yapılan bu salona adı verildi.
1921, Bartın`da doğan İsmail Hakkı Güngör, spora, öğrenimini yaptığı Kuleli Askeri Lisesi'nde başlar ve Harp Okulu`nda sürdürür.
Atletizmde başarılı dereceler elde eder. 1950 yılında Harp Akademisi`nden mezun olur. Ordunun çeşitli kademelerinde görev yapar. 1960-1962 yılları arasında Atletizm Federasyonu Başkanlığı görevinde bulunur.
1966 yılında Kurmay Albay iken kendi isteğiyle emekli olur.
1970 yılında Futbol Federasyonu Genel Sekreterliği'ne getirilir. 1971 yılında Beden Terbiyesi Genel Müdürlü olur .
İsmail Hakkı Güngör en uzun süre görevde kalan genel müdürlerden biridir. 1981 yılında başına geçtiği Gençlik ve Spor Başkanlığı Müsteşarı görevini sürdürürken, 1983 yılında Ankara’da yaşamını yitirir.
Bugün adı,Kilimli İstasyonu`nun hemen kıyısında, spor salonunda yaşatılıyor.
Hee bu arada, 1995 yılında Çatalağzı`na yapılan Lise ile birlikte kauçuk tabanlı spor salonu da yapıldı ve böylelikle Çatalağzı`da da yüzlece çocuğu basketbol oynata bildik.
O yıllarda Kilimli`den Süleyman Hoca,Zonguldak`ta Dinçer Hoca,Çatalağzı`nda ben Basketbol takımları çalıştırırdık.
Hayati YILMAZ ile
Zonguldak Tarih
