
...........................
Seçimlere bir gün kala sizi tarihte Zonguldak'ın bilinmeyen siyasi olaylarına götüreyim .
1905- Meşrutiyet henüz ilan edilmemiş ama halk arasında meşrutiyet yanlıları çoğalmıştı. Meşrutiyet yanlısı , Kilimli'den İbrahim hakkında ihbarda bulunulmuş, şahıs hakkında tahkikat yapılmış ve yapılan tahkikatta tanıkların beyanatlarında herhangi suç teşkil edecek kanıt bulunamamış.
1912-Bazı kişilerin kendilerini İstanbul Mebusu olarak gösterip, Zonguldak Kaymakamını istifaya zorlamışlar.
1918- Zonguldak Kaymakamlığı sırasında , İbrahim Hakkı Bey’in zimmetine para geçirmesi sonucunda hakkında soruşturma açılmış. İbrahim Hakkı Bey Mal Sandığı’ndan para çaldığı tespit edilmiş.
1919- Zonguldak Belediye Başkanı Maksut Bey hakkında yapılan suçlama neticesinde , evi basılmış ve yapılan suçlamanın yalan olduğu tespit edilmiştir. Tutanaklarda bu yalanı atan şahsın sorgulanmasına kararı verilmiş.
1919 -Çaycuma nahiyesinde Kargacıoğlu durdu adlı vatandaşın , ahaliye karşı haydutluk yapmasına ramen, Kaymakam ve Nahiye Müdürünün buna göz yumduğundan dolayı , şikayet edilmişler ve haklarında soruşturma açılmış.
1925- Ereğli Kasabası halkını kışkırttığı iddia edilen Sabık Halveti Şeyhi ve hamamcı Hacı Mehmet Efendi ile Dava vekili Mehmet Nasır Efendi’nin Takriri Sükun kanununa aykırı , hakaret ettikleri sebebi ile İstiklal Mahkemesine verilmişler.
1929 - Zonguldak’tan Abdülkadir adlı şahsın, Hükumete hakaretlerde bulunmuş ve hakkında soruşturma başlatılmış.
1931- Zonguldak’tan Türklüğe hakaret eden Kemalettin adlı şahıs hakkında soruşturma açılmış.
1932- Türklüğe hakaret yapan Zonguldaklı Osman adlı şahıs ile William Mnz, Yohan Wilyin Muniz hakkında takibat yapılması. Kanun yapanlara hakaret eden Sarı Yakup lakaplı şahıs hakkında takibat yapılmış.
1935 - Seçimlerinde Zonguldak Milletvekili seçilen Recep Zühtü’nün İstanbul’da sevgilisi Fatma Medine’yi öldürmesinden sonra Milletvekilliği düşürülmüş.
-Seyfi ve Kaytano isimli şahısların ,Türklüğe hakaret ettiği gerekçesi ile haklarında takibat yapılması. (Ne gariptir ki, 1931 yılından sonra bu hakaretler sürekli tekrarlanıyor.)
1950- Memleketin Sesi dergisini, Milli Eğitim İdaresine devretmemek suretiyle , bu dergi yolu ile propaganda yapmasından dolayı suçlu görülerek, hakkında soruşturma açılmış ve yapılan takibat neticesinde ,Zonguldak Milletvekili Ali Rıza İnce Alemdaroğlu'nun dokunulmazlığı kaldırılmış ( Gazete sahibi olması ve Gazeteyi seçim zamanında çıkarmış olması Aynı gazetede propaganda yapması milletvekilliğinin düşmesine sebep. Günümüze ders olsun.)
1950 -Maden işleri ile uğraşan Safranbolulu Maksut Çivi, Menderes'in Partisi , Demokrat Parti'nin Zonguldak teşkilatını kuran kişi olarak 1950 yılı seçimlerinde milletvekili adayı olur. Seçim günü kazandıktan üç saat sonra ağır hastalanması sebebi ile vefat eder. Maksut Çivi milletvekilliğini kazandığını bile öğrenemeden ölmesi partide ve Zonguldak'ta son derece üzüntü yaratır.
1954- Zonguldak Milletvekili Av. Abdurrahman Boyacıgiller , Zonguldak'ta hakim Memduh Balamir'e baskı kurarak evrakta sahtekarlık yaptırmış, yapılan şikayet doğrultusunda hakkında tahkikat yapılmış ve Av. Abdurrahman Boyacıgiller suçlu bulunarak, dokunulmazlığının kaldırılması için Muamelat Genel Müdürlüğüne ve TBMM Başvekaletine Mahkeme kararı ile birlikte dilekçe gönderilmiştir. Zonguldak Mebusu Av. Abdurrahman Boyacıgiller’in suçu : Olmayan bir şeyi kayda geçirtmiş olması ve mahkemede bile bunun’ sanki böyle olmuş’ gibi davranmaya devam etmesiymiş.. Gönderilen soruşturma evrakında ‘’ Dünya’nın hiçbir yerinde görülmeyecek bir vaziyet olmadığı da vurgulanmış.
1963 – Karadon İşçi Pavyon caminde görevli Murat Sancaktar adlı cami hocasının, CHP tek parti döneminin Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve Kurtuluş Savaşı Kahramanları Raif Orbay ile Kazım Karabekir hakkında Komünist olduklarını ima etmiş ve ardından ‘’ memleketi hep birlikte o tarafa götürdüler, İnönü’de buna çanak tuttu, biz şimdi rahat vaaz veremiyoruz. Asıl vaizimizi 1965 seçimlerinden sonra yapacağız .’’şeklinde beyanlarda bulunduğu, bunun sonrasında hakkında soruşturma yapılmış ve bu hocanın Sürmene Köyüne kayıtlı olduğu, Ramazan ayı dolayısı ile Karadon İşçi Pavyonlarında görevlendirilmesi yapıldığı tespit edilmiş. Daha sonra yapılan tahkikat neticesinde beraat etmiş.
1965- Zonguldak Valisi Fuat Kadıoğlu’nun Milet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı’nı, dönemin başbakanı Suat Hayri Ürgüplü’ye şikayet etmiş. Şikayet mektubunda ;
Sayın Suat Hayri Ürgüplü,
Kırşehir valiliğimden bu yana düşmanca beyanları ile Osman Bölükbaşı’nın yeni hükumet kurulalı beri , bana valilik yaptırmayacağını ve ‘seni ezeceğim’ dediğini defalarca duymuş bulunmaktayım.
Bana kin bağlamasının ve daima partizanlıkla itham etmesinin sebebi şudur;
1962 yılında yapılan belediye seçimlerinde , A.P , CHP, CKMP aynı aday üzerinde anlaşmışlar , Millet Partisi vekiline karşı propaganda yapmışlar ve başarılı olmuşlardı. Ürgüplü bu yenilgiyi benden bilip beni damgalamıştır.
...........
..........
Şahsım için endişede değilim fakat ; Bölükbaşı’nın arzusuna uygun olarak durumumla oynanması halinde ,idareci zümresinin nasıl bir huzursuzluk içinde kalacağını , dikkatlerinize arz etmeyi bir vali olarak vazife telaki etmekteyim.
Son aldığım haberlere göre, Zonguldak’ta vuku olan son işçi hareketinin, şahsımı indirecek darbe için güzel bir fırsat telakki etmekteymiş.
Zatı devletiniz yakinen bilmektesiniz ki, olaylar vuku bulduktan kısa süre sonra vilayetimizde tedbirler alınmıştır. Yine taktir edersiniz ki , ölüm mevzusu tamamen arzu ve irademiz dışında cereyan etmiştir.. (12 Mart 1965 Kozlu’da meydana gelen işçi eylemlerinde 2 işçinin öldürülmesinden bahsediyor.)
Gayri Mesul bir kimsenin telkinleri ile hareket etmeyecek kadar yüksek bir tecrübe ve olgunluğa malik olan Zatı devletinize durumu saygılarımla arz ederim
Zonguldak Valisi
Fuat Kadıoğlu.
(Fuat Kadıoğlu bu mektubu yazdıktan bir ay sonra Zonguldak valiliği görevinden alınmış merkeze çekilmiş.)
Seçime bir gün kala , devlet arşivinden topladığım bilgiler ile Zonguldak tarihinden kısa kısa notlar verdim.
Ülke aynı ülke , Kanun aynı kanun ama bugün geldiğimiz noktada uygulamaların 180 derece farklı olduğunu görüyoruz. Ne bugün bir vali devletin başına böyle bir şikayette bulunabilir ne de bir iktidar milletvekili hakkında anında soruşturma açılabilir. Kendi gazetesinden propaganda yaptığı için Zonguldak Gazeteci ve iktidar milletvekili olan birine, anında dokunulmazlığı kaldırıla biliyormuş... Bugün gazeteler yandaş dolu. Partilerin bile artık Televizyon kanalları var. Her bir yazar kendi partisi doğrultusunda algı yaratma peşine düşmüş. Böyle bir ortamda vatandaşlar memleketin kaderini belirleyecek
Seçimlerde oylarınızın vatana millete hayırlı olmasını dilerim.
Hayati Yılmaz

ZONGULDAK’TA YAŞANDI ‘’yürü, yoksa seni vururum ’’
1940’lı yıllarda CHP’de ön plana çıkan Adanalı Kasım Gülek , CHP’nin birkaç bakanlığını üstlenmişti. 1949 yılında Kore’ye giderek orada yeni göreve başlamış , Birleşmiş Milletler Kore Komisyonunun Başkanlığına seçilmişti. CHP’nin 1950 yılında seçimleri kaybettikten sonra tekrar yurda döndü ve CHP Genel Sekreterliğine kadar yükseldi.
Başbakan Adnan Menderes memlekette ekonomik sıkıntılar baş gösterdiğinde ve bu basında yer almaya başladığında , basını susturmak ve muhalefetinin çalışmalarını durdurmak için muhalefet partilerine karşı toplantılarını engelleme gibi tedbirler almıştır. Demokrat Parti özellikle Basın, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasında değişiklikler yaparak , polisin yetkilerini daha da arttırmış, emniyet güçlerine toplantı ve gösterilerde silahlı müdahale izni vermiştir.
İktidarın toplantı yasaklarına rağmen Kasım Gülek, “sohbet seyahati” adını verdiği tüm yurdu dolaşma kararı aldı. İlk güzergahı da Karadeniz gezisi oldu.
İstanbul'dan Erzurum Vapuru ile yola çıktı. Aslında ilk durağı Sinop’tu fakat; 4 saat gecikme ile yola çıkan vapura yakıt ikmali yapmak için 12 Ağustos sabah saatlerinde Ereğli limanına geldi. Zonguldak’ta birkaç gün önce gerçekleşen şiddetli fırtına dolayısı ile de Ereğli’ye çıkma kararı vermişti.
Kasım Gülek, Erzurum Vapurunun kömür ikmali yapmasını fırsat bilerek çıktığı Ereğli’de, Cumhuriyet Halk Partisi lokaline gitti. Burada yaptığı konuşmada ; sel felaketinde zarar görenler için acil yardım yapılması gerektiğini söyledi. Sonra Ereğli pazarında köylülerle konuşmuştur. Gülek’in vapura gitmek için limana geldiği sırada , Ereğli Demokrat Partililer, Kasım Gülek’e tepki gösterdi. Daha önce CHP Genel Başkanı ismet İnönü seçimlere katılmama kararı almıştı. Buna rağmen Gülek, Karadeniz turuna çıkması Demokrat Partilileri sinirlendirdi. Ereğli D. P İlçe teşkilatı üyesi Mustafa Tekke ; ‘’Kasım Bey, hem seçimlere girmiyorsunuz , hem halkı tahrik ediyorsunuz . Yuh olsun sana ‘’diye haykırmıştı. İskelede bulunan diğer D. P’lileri bu söz daha da kışkırttı. Kasım Gülek sakin davranarak bu tepkileri savuşturmuş ama bu sefer de Ereğli Kaymakamı Ali Ulvi Bey ,Gülek’i, vapur yakıt yükleyinceye kadar Zonguldak’a da gitmek istemesi ve bunu bir motörün ile yapmak istemesini engellemek için karar almıştır. Gülek ve beraberinde gelen İstanbullu gazeteciler limanda bir saat bekledikten sonra motörün olarak bilinen bir sandal ile vapura kadar gitmesine müsaade edilince , Vapur etrafında bir süre dolaştıktan sonra Zonguldak’a yönelmiş ve Zonguldak limanına gelmişlerdir.
Saat 14.00’da Zonguldak limanına giren CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek , Liman’da CHP’liler tarafından karşılandı. Gülek ,partililerle birlikte İnci Salonuna gitti ve burada konuşma yaptı. Tabi bu arada ‘’toplantı ve gösteri yapma’’ yasakları olmasına rağmen Karadeniz turuna çıkması da zaten bu kararı delmek veya karşı durmak içindi. Gülek konuşmasını bitirip salondan çıkmasından sonra yine D. P’lilerin tepkisi ile karşılaştı. Gülek, Belediye önüne geldiğinde DP’liler tarafından yuhalandı. Olaya CHP’lilerin de karışması ile ortalık birden karıştı. Demokrat Partili Devrek Belediye Başkanı Abdullah Akın , Kasım Gülek’e ; ‘’Milli münafık, yalancı pehlivan’’ diye bağırdı. Bunun üzerine CHP’liler Abdullah Akın’ın üzerine yürüdü. Devrek Belediye Başkanı, DP’liler tarafından alandan kaçırıldı.
Bu sırada, Zonguldak Emniyet Müdürü Zeki Akalın, Kasım Gülek’i emniyete davet etti. Kasım Gülek emniyet müdürüne’’ yazılı bir emir var mı ? ‘’diye sorunca , Emniyet Müdürü silahını çıkartarak ‘’ yürü yoksa seni vururum ‘’ demiştir. (Kanunda polise vurma yetkisi verilmişti) Kasım Gülek, CHP Genel Sekreteri idi ama daha önce de Ulaştırma Bakanı ve Bayındırlık Bakanı olarak görev yapmıştı. İpe sarılarak emniyete götürdüler. İki saat emniyette tutulan Gülek , daha sonra vapura bindirilmek üzere limana götürülmüştür.
Kasım Gülek’in emniyet müdürlüğüne getirildiği sırada , Ankara, İzmir ve İstanbul’dan gelen gazeteciler de Zonguldak Emniyetine girmek isteyince , coplarla dövüldüler. Bu arada coplananlar arasında Cumhuriyet , Hürriyet ve Vatan gazetesi muhabirleri de bulunuyordu.
Zonguldak Emniyet Başkomseri Niyazi Dündar ; ‘’ gazeteci değil , kim olursa olsun döverim, istediğiniz yere şikayet edin ‘’ şeklinde gazetecilere göz dağı vermiştir.
Bu arada DP Muğla Milletvekili Natık Poyrazoğlu’da Zonguldak Valilik binasından , Vali Kazım Arat ile birlikte olayları seyrediyordu. Natık Poyrazoğlu eski bir askerdi. O da Kore’de görev yapmıştı. Kazım Arat bu olaydan 20 gün sonra Zonguldak’tan ayrıldı. Emniyet Müdürü Zeki Akalın ise bir ay sonra Zonguldak’tan alınmıştır.
Zonguldak emniyeti gazetecilerin fotoğraf makinalarına el koymuş .İzmir İstanbul ve Ankara’dan gelen gazeteciler ise , bu durumu ajanslara geçmiş ve Başbakanlığa, İçişlerine ve Gazeteciler Cemiyetine şikayette bulunmuştur.
Bu olaydan bir gün sonra Zonguldak, tüm ulusal gazetelerin birinci sayfasında yer aldı. (Sadece hükumete yakın Zafer gazetesi ; Gülek'in ,DP'lilerin tepkisinden korkup karakola sığındığını yazmıştır. )
Kasım Gülek bu olaylı Zonguldak seyahatinden sonra Sinop’a gitti. Sinop’ta tutuklandı. Birkaç gün sonra da tahliye edildi. 15 Haziran 1956 günü Kasım Gülek 1 yıl hapis cezasına mahkum oldu.
Kasım Gürlek aslında 1960 ihtilalinden sonra İnönü’nün karşısında, CHP’nin Genel Başkan adayı idi. CHP’yi dönüştürmeye çalışıyordu. İnönü onun için NATO’nun adamı diyordu. Yapılan CHP kongresinde İnönü karşısında seçimleri kaybetti. Eğer kazansaydı , belki de İnönü sonrası Ecevit'in siyasi hayatı olmayacaktı. 1960 yıllarından sonra Fethullah Gülen ile dostluk kurmuştur. Kasım Gülek’in baldızı Aylin Radomisli Amerikan Ordusunda üst düzey görevli idi. Kızı Tayyibe Gülek 1999’da DSP Milletvekili olmuştu.
Kasım Gülek, 19 Ocak 1996'da nefes darlığı tedavisi gördüğü Washington'daki askeri hastanede 91 yaşında öldü. Cenazesi Türkiye'ye getirilen Gülek, Ankara'da Kocatepe Camide kılınan cenaze namazından sonra Adana'da defnedildi. Cenaze namazını vasiyeti üzerine bugün Fethullah Gülen terör örgütü (FETÖ) lideri olarak bilinen, geçtiğimiz yıllarda Amerika’da ölen Fethullah Gülen kıldırmıştır.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih
